8 Ağustos 2013 Perşembe

Geçmişteki Gelecek 22 Yaşında

Kime göre, neye göre belirlendiği bilinmeyen doğru-yanlış karmalarıyla gitti gidiyor yirmili yaşlar... Geçmişe göre geleceğin on yılını planlıyor, bu plana göre hareket ediyor - edemiyor, geçip gidiyor ve izliyor hayat bir köşeden... On yıl önce böyle düşüneceğini bilse büyümek ister miydi insan acaba ...  '' Her Yaşın Başka Güzelliği Vardır. '' der büyüklerimiz, peki neden her yaşında bir önceki yaşını özler insan ?
Geçmişin kapalı perdelerinde hep bir arayış halindeyiz. Çok mu boş yaşadık ? Ya da çok dolu yaşadık, artık dolu yaşamak için bir sebebimiz mi yok  ? , Bizi hayata bağlayan değerlerimiz yok mu ? , Maddi veya manevi ihtiyaçlarımızı, beklentilerimizi karşılayamadığımız bir hayat mı yaşadık ? Nedir bizi geçmişe bağlayan, bu sonu olmayan düşünceler ? Her ne kaybettik veya ne kazandık ki geçmişte arıyoruz  ?  Ben birkaç cevap buldum bu sorulara ...
Geçmiş; bir öğretmendir, ondan ders almak gerekir. Eski bir sevgilidir, unutulmayan aşklarla doludur. Bir gurur kaynağıdır, kalıcı olabilirsin. Kin ve nefrettir; bilenerek yaşarsın. Bir aynadır, nasıl bakarsan öyle gösterir. Bazen de unutulmayan dostluklardır, hatırlanması gereken... Nankördür ama hiçbir zaman geri gelmez. Bugün, yarın ''dün'' olduğunda o hiç bir zaman değişmez. Yürüdüğümüz zaman köprüsünde,  attığımız her adım, onu daha çok büyütecektir. Geçmişle iyi anlaşmak gerekir, bugünü ve yarını önemsiyorsak...

'' Dünle beraber gitti, düne ait ne varsa cancağızım..Bugün yeni şeyler söylemek lazım ''... Mevlana Celaleddin Rumi


Uğur Coşkun

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder