31 Ağustos 2013 Cumartesi

Çikolata ve Dünyası




Kaybolan ışıkların unutulan yalnızlıkların hayat bulduğu bir dünya...
Kimileri erken, kimileri geç bulur sessizce keşfeder bu dünyayı kimisi de çabuk kaybeder… Mucizelere inanmayı öğretir bu dünya… 
Zaman kavramı yoktur, yolculuklara erken başlarsın her geç kaldığında..
Kaybolursun adeta bir girdabın içindesindir..

Başka hayatlarda, başka vücutlarda yalnızlığı terkedilmeyi haykırırken, çığlıklarını ölü bedenlerin sessizliği bile duymazken, bu dünyanın kapıları sana çoktan aralanmıştır..
Hiç var olmadı bu dünya..
Sen hiç olmadın..
Tutkularından, benliğinden kaçtın uzaklaştın öylece..
Bir köşede yenilmeyi bekledin, bazen hazmettin..
Bugünü değil yarını bekledin..
O kadar çok karmalarınla yaşadın ki unuttun yeniyi, geleceği, hayallerini…
Her defasında karıştırdın geçmişin kırıntılarıyla ..

Geçmişi bir gelecek yaptın ve ona dönük yaşadın..
 
Kayboldun !
Unutuldun !
Suçladın !
Suçlandın !
Affetmedin !

Affedilmedin !
Reddedildin !
Aldatıldın !
Kabullenmedin!
Yalnızdın ve hep öyle kaldın ! 

Seni bekleyenleri görmedin..
Hedeflerini, hayallerini görmedin...
Tutkularını görmedin..
Kutudan çıkan çikolatayı tatmadın ve oyunlarını görmedin..
Bu dünyayı görmedin..



Ama o seni gördü...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder